İstanbul’da organize suç yapılanmalarına yönelik yürütülen iki ayrı dosyada, farklı birimlerce eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Polis ekipleri, iş yerlerine yönelik silahlı saldırılar ve haraç iddialarıyla ilişkilendirilen şüpheliler hakkında aylar süren teknik ve fiziki takipten sonra harekete geçti. Resmî bilgilere göre, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmada 5 ilçede 6 ayrı olaya karıştığı belirtilen kişilerin adresleri tespit edilerek operasyon düzenlendi ve 17 şüpheli yakalama kapsamında gözaltına alındı. Ayrı bir soruşturmada ise Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği’nin takibiyle, hastaneden kafeteryaya uzanan geniş bir hatta iş yeri, ev ve otomobillere dönük silahlı saldırılarla bağlantılı 25 şüpheli yakalandı; bunların 17’si tutuklandı. Kentte güvenlik kamerası kayıtlarının soruşturmalarda oynadığı kritik rol, dijital delillerin giderek artan ağırlığını bir kez daha ortaya koydu.
İstanbul’da organize suç örgütlerine operasyon: 5 ilçede 17 şüpheli gözaltı
İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, suç örgütü yapılanmalarının deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstihbarat Şube Müdürlüğü desteğiyle saha çalışması yürüttü. Çalışmalarda, 5 ilçede gerçekleştiği bildirilen 6 ayrı suç olayına ilişkin kimlik ve adres tespiti yapıldı.
Belirlenen adreslere yapılan baskınlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda ruhsatsız tabanca ele geçirildiği bildirildi. Emniyette işlemleri süren şüphelilere yönelik sürecin, dosyadaki delillerin toplanması ve bağlantıların ayrıştırılmasıyla genişleyebileceği değerlendiriliyor.
Bu dosyada öne çıkan nokta, klasik saha takibiyle dijital izlerin birlikte kullanılması oldu. Kentte farklı ilçelere yayılan olaylarda, güvenlik odaklı kamera ağlarının ve istihbarat analizinin, yakalama sürecini hızlandıran temel unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.

Haraç ve silahlı saldırı iddiaları: 4 operasyonda 25 gözaltı, 17 tutuklama
İstanbul Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri, haraç almak amacıyla iş yeri, ev ve otomobillere yönelik silahlı saldırılarla ilgili ayrı bir dosyada çalışma başlattı. Bakırköy, Beyoğlu, Ümraniye, Başakşehir, Üsküdar, Şişli, Beşiktaş, Sancaktepe, Küçükçekmece ve Kadıköy’deki olayların ardından ekiplerin, şüphelileri yüzlerce saatlik kamera görüntüsü inceleyerek tespit ettiği aktarıldı.
Özel Harekât Şube Müdürlüğü unsurlarının da katıldığı 4 ayrı operasyon sonucunda 25 şüpheli gözaltına alındı. Evlerde yapılan aramalarda 4 tabanca, çok sayıda mermi, çalıntı motosikletler ve 4 bilgisayar ele geçirildi. Dosyada, saldırıların bir kısmının kamera kayıtlarına yansıdığı, bu kayıtların olayların zaman çizelgesini netleştirdiği kaydedildi.
Adli sürecin sonunda şüphelilerden 17’si tutuklandı, 7 kişiye adli kontrol uygulandı ve 1 kişi savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Bu tablo, soruşturmanın delil yoğunluğuna göre şüpheliler arasında farklı hukuki tedbirler uygulanabildiğini gösterdi.
Güvenlik kameraları ve dijital deliller soruşturmanın merkezinde
Her iki dosyada da belirleyici unsur, şehir genelindeki güvenlik kameraları ve ele geçirilen dijital materyaller oldu. Gasp dosyasında, saldırı anlarının kayda girmesi; güzergâh, kıyafet ve araç eşleştirmeleri üzerinden şüpheli tespiti yapılmasına imkân verdi. Organize dosyada ise istihbarat desteğiyle yürütülen analizlerin, farklı ilçelerdeki olayları tek bir şema içinde birleştirdiği bildirildi.
Soruşturmalarda ele geçirilen bilgisayarlar da sürecin ikinci ayağını oluşturuyor. Dijital cihazların incelenmesi, şüphelilerin birbirleriyle temasına, para akışına ya da planlamaya ilişkin izleri ortaya çıkarabildiği için, dosyaların kapsamını genişletebilecek bir adım olarak görülüyor. Özellikle organize yapılarla mücadelede, klasik delillerin yanında dijital izlerin giderek daha fazla belirleyici hale gelmesi dikkat çekiyor.
Gasp dosyasında iki kadın tetikçinin yakalandığı bilgisi de dosyanın kamuoyunda öne çıkan ayrıntıları arasına girdi. Şüphelilerden B.B. hakkında daha önce 1, E.A. (33) hakkında ise 6 suç kaydı bulunduğu belirtildi; kamera kayıtlarında aktif rol aldıklarına dair tespitlerin dosyaya girdiği aktarıldı. İstanbul’daki bu tablo, suç ağlarının hem sahada hem dijital alanda iz bırakmadan hareket etmesinin giderek zorlaştığını gösteren bir eşik olarak değerlendiriliyor.





