Sosyal medya'da takip edin!

Analiz

Muhteşem İç bahçe ve avlu örnekleriyle müstakil mimariler

Güncelleme:

Tarih:

İç bahçe ve avlu tasarımlarda ne kadar mükemmel etki yapabilir.Bu haberimizde sizler için yorumladık.Detaylar haberimizin devamında..

Geleneksel Türk Mimarisinde de fazlaca yer alan avlulu ev ya da atrium olarak da adlandırılan bu mimari konsept, bir mimar olarak her zaman ilgimi çekmeyi başarmıştır.

Tek bağımsız bölümlü ya da diğer bir deyişle tek aile için yapılan müstakil yapılarda daha fazla görülen bu iç bahçe , günümüzde de yerel mimari örneklerini fazlasıyla içeren Doğu ve Güneydoğu illerimizde halen yaşam alanı olarak kullanılabilmekte.

Mahremiyete olan saygı, geleneksel Türk aile yapısının içe kapanık yapısı nedeniyle de bu tür evler tercih edilebilmektedir.

Avlulu ev tasarımları evlere aslında içerisinde keşfedilmeyi bekleyen hacimler oluşturarak , yapıyı dış dünya ile doğrudan ama kendi içinde bir ilişkiye zorluyor.Bu zorlama göğe yükselen amorf kuleler, ruhsuz gökdelenlerdeki depresyonik tavırları insanı doğayla buluşturarak yok ediyor.

Tabi çok fazla öznel yargı içeren yukarıdaki tanımlamalar kişiden kişiye göre değişebilir.

Mimari tasarımlar, ihtiyaca göre şekillenebilen yargıları içerir.Bu yargılar doğal olarak her işverende yada müşteride değişkenlik gösterebilir.

İç bahçeli müstakil yapı konseptleri türlü türlüdür.Şimdi keşfedebildiğim kadarıyla çeşitlerini sizlerle yorumlayalım.

Görsellerde kimin , nerede ne için kime yaptığı bilgilerini, işin daha çok kurgusal boyutu üzerine bir yazı yazdığımdan paylaşmadım.Çeşitli iç bahçe konseptlerini olabildiğince farklı yönlerden ele alabilecek bir yazı olması amacıyla.

Yukarıdaki iç bahçe, üstü kapalı ve terrarium havasında olup, saksı çiçekleriyle iç mekana akvaryum havası kazandırmakta.Mekana müthiş bir genişlik ve ferahlık algısı kattığı da rahatlıkla söylenebilir.

Üstte gördüğümüz örnekte ise, üstü açık ama kapatılabildiğinden emin olmadığım tek katlı bir yapı kitlesi içerisinde tasarlanmış iç bahçe görülebilmekte.

Doğal zemin ve bitkilerin kullanıldığı hacimde istenildiğinde camlarla ayrılarak dış etkilerden korunabilen bir alan oluşturulmuş.

Yukarıdaki örnekte ise daha dar ama yapı kitlesinin içerisinde nefes almaya yarayan bir boşluk görülmekte.

İç bahçeler ilk örnekte olduğu gibi akvaryum ya da terrarium etkisi yaratabilirken, bazen de su faktörünün işe dahil olmasıyla birlikte doğal bir habitat havası da kazanabilir.Yukarıda bunun güzel örneklerinden biri incelenebilir.

İlk örnekteki gibi mekana daha soğuk bir hava kazandıran iç bahçe görülebilmekte.Gerçi bahçe ya da avlu tanımlaması için biraz fazla küçük sayılan bu hacime boşluk demek daha doğru olacaktır.

Zarif, modern iç mekana doğal aydınlatma sağlayan ferahlatıcı bir boşluk olduğu da söylenebilir.

Bambu ağaçları, serpme taş tabakası ve cam bölmeyle ayrılmış iç rahatlatan bir mekan denemesi daha.

Çatı döşemesinde açılan dairesel bir yırtıktan odaya dolan doğal güneş ışınlarının huzur hissini coşturacağından şüphe duyan var mı?.

Benim tercihim üst katlarda yapılacak bir yırtık şeklinde ya da akvaryum vari tarzdaki iç bahçe değil.Daha naturel ve gerçek anlamda yapının içinde dış dünyayla kurulan bağlantıya vesile olan iç bahçelerden yana.

Şuraya 10 sn bakınca sandalyenizi çıkarıp sevdiklerinizle iki kelam ettiğinizi düşünüyorsunuz.

Avlular, iç bahçeler veya atrium boşlukları hakkında siz ne düşünüyor sunuz?.İç bahçeli müstakil bir yaşam alanı sizce de inanılmaz değil mi?

Devamını oku
Reklam
Yorumları göster

Bir Cevap Yazın

Analiz

Mimaride aşırı formalist yaklaşımın popüler yan etkileri

Güncelleme:

Tarih:

Mimaride fonksiyon ve kurgudan daha ziyade salt biçem odaklı aşırı formalist yaklaşımların popülerleşmeye katkı sağlarken bazı zararları da olacak.

Formalist yaklaşımdan kasıt estetik kaygının abartılı bir dışa vurumu olarak ta yorumlanabilir, heykelsi tavırlarıyla büyüleyici bir mimari oluşturma çabaları da..

Ancak her güzel şey, güvenli bir dozda bırakılmalıdır.Hangi yapının çirkin, hangi yapıların güzel olduğuna yönelik bilgilerin hiç bir yerde yazmadığı gibi aşırı dozda biçimcilik ya da formalist tutumlar da yapıldığı andaki beklentinin aksine şaşırtıcı başarısızlıklarla neticelenebileceği bilgisi de kitaplarda yazmamaktadır.

Son dönemlerde web sitelerinde ya da basılı mecmualarda yer alan popüler tasarımcıların en son işlerindeki formalist çağrışımları farketmeyenimiz yoktur herhalde..

Bu arada makalemizde kullandığımız görsel flicker üzerinden indirilmiş olup 2014 yılının sonlarında Alex Chinneck adlı talihsiz bir tasarımcı tarafından tasarlanan otomobil stadı.

Konuyla ilgili sizin görüşleriniz neler?.Formalist yaklaşımların uzun vadede başarıya ulaşması mümkün mü?Yoksa popüler kültürün kurbanı olarak yakında fazla formalit yapıları görmeye ve zaman içerisinde unutmaya mı başlayacağız?

Devamını oku

Analiz

Bizde niye böyle binalar yok sorusuna verilebilecek 12 yanıt

Güncelleme:

Tarih:

Bizde niye böyle binalar yok sorusundaki özne tabii ki resimdeki bina / binalar değil..

Bunu anlamış olacaksınız ki şuan bu yazıyı halen okuyorsunuz.Yeniliklere , sıradışılığa , maceraya karşı ne derece hazırlıklıyız?Bu yazıda bunları sorguladık..

Mimari ve mimarlık kavramları bizim için sadece inşaat’tan mı ibaret?.Özellikle son yıllarda zirveye oynayan Starchitects eseri tasarımlardan bizde niye yok?.Biraz fazla sorgulayıcı başladık belki, belki biraz bam teline dokunacağız yazının devamında ama birilerinin de bunu sorgulaması gerekirdi..

Bu yazımızda mimarlık ve mimari için damga vuracak tespitleri paylaştık.Sıradışılık ve cesaret kavramlarının altının boşluğunun nedenlerini sorguladık.

Siyasetten duygusal nedenlere, duygusal nedenlerden eğitime, eğitimden ilişkilere ve ticaret hayatımıza kadar alışkanlıklarımızı sorgulama üzerine bir yazı hazırladık.

İşte bizde niye böyle binalar yok sorusuna yönelik kimilerine göre iç karartıcı bir tablo, kimilerine göre de gerçeklerin bir aynası;

12.)Yasal mevzuatlar, bürokrasi ve siyaset..

Bu konular maalesef ülkemizde her şeyden önce geliyor.Kuralları esnetmek cesaretine girememe konusunda belki kızacaksınız ama ben de bürokratlara hak veriyorum.Taviz tavizi doğurur mantığından yola çıkarak belediye gibi siyaset mekanlarında inşaat ruhsatlarının tek elde toplanması bile bu konuda yeterli..

Bunun yanı sıra çekmeler, çıkmalar, estetik komisyonları, plan notları, gibi yer yer fazla abartılan sınırlamalar tasarımı zaten tektipleştiriyor.

11.)Ekip çalışması, başarının anahtarıdır..

Bizde başarısızlıklar ekibe mal edilirken (en azından çoğunlukla), başarılar tek kişi tarafından sahiplenilir.Durum böyle olunca balon etkisiyle yükselen starlarımız yine balon etkisiyle tek tek patlamaktadır.Oysa grubun başarını öne çıkararak lanse edilen çalışmalar her daim devam filmi niteliğinde olmuştur.

10.)Başarıyı ödüllendirmek noktasında cüretkar adımlar gerekir..

Takdir etmek, teşekkür etmek, tebrik etmek ve iltifat etmek konusunda pek iyi sayılmayız..kuyu kazmayı, adam tutmayı ve taş atmayı çok seven bir milletiz. 🙂

9.)Pek macerayı sevmiyor olabiliriz..

Daha basitini yaparak kazanmak dururken neden macera arayalım ki?.

8.)Yeniliklere açık bir pazarımız olmayabilir..

Alışmış kudurmuştan beterdir belki de..Ya da şu daha çok hoşunuza gidebilir; ”en kısa yol bildiğin yoldur” 🙂

7.)Belki de esinlenmiyoruz, direkt çalıyoruz..

Yükselene tahammülümüz yok, destek vermek hak getire..Hadi bunu bir kenara bıraktık, o yapan adam nasıl yaptı orası işte gerçekten tam bir muamma..

6.)Belki de iyi eğitilmiyoruz..

Okullarda ders süresini doldurmayı amaçlayan bir nesil, tatili dört gözle bekleyen bir millet mi olduk?

5.)Belki de iyi yönetilmiyoruz?

Eğitime, sanata ve mimariye çarpık kentleşmeye rant uğruna, oy uğruna göz mü yumuyoruz?.

4.)Geçmişten yeterince ilham almıyor olabiliriz..

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur da biz bilmiyoruz belki..Daha fazla odaklansak olacak belki..

3.)Dünya’yı ve trendleri takip eden girişimcilerimiz olmayabilir..

Aslında bu masanın her iki yanı için de geçerli..Gerek mimarlar gerekse de işverenler nezdinde yatırımın nihayi sonucu olarak geri dönüş süreci odaklı çalışmalara yoğunlaşıyoruz.

2.)Sıradışı yapılar için sıradışı yatırımcılar gerekir..

Sizin tanıdığınız sıradışı yatırımcı var mı?.Nasıl daha kısa yoldan daha fazla para kazanırım zihniyeti hemen her dönemde mimarinin önüne geçmiştir.İstisnalar hariç..

1.)Yakalanan fırsatları değerlendirmek gerekir..

Bazı fırsatlar insana hayatta çok az sayıda ve bazılarına da neredeyse hiç uğramaz.Bu fırsatlar yakalandığında en iyi şekilde değerlendirmek gerekir.Ben bugün ün salmış mimarların başarısındaki sırlardan biri olarak ellerine geçen fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeleri ve sonrasında zincir etkisiyle devamının gelmesine bağlıyorum.Eğer o fırsatları yeterince iyi değerlendirmeselerdi bugün adlarını bilmeyebilirdik.

Yazımızın başında da belirttiğim üzere bu bir özeleştiri yazısı, en başta şahsım ve içinde yaşadığım toplumda sezimlediklerimi yorumlamaya çalıştım.

Bizim de (günümüzde de dahil olmak üzere) nam yapmış başarıya ulaşmış yapılarımız ve tasarımcılarımız var elbette..Dünya’dan turist çeken ve özenti duyulan binalarımız var ve olacaktır.Ama bu artık kanıksanmış bir olgu değil, arada sırada görmeye alıştığımız, dergilerde rastladığımız şeylerden..

Neden sıradışılığı daha fazla tatmayalım ki?.

Devamını oku