Makale, Yorum

‘Yapı ressamlığı mezunuyum, mimarlık okumalı mıyım?’

Yapı ressamlığı mezunuyum, mimarlık okumalı mıyım? sorusunu farklı bir formatta soran takipçimizin sektörden muzdarip e-postasını paylaştık.

Dönem dönem mimarlık profesyonelleri ve öğrencileri ile dertleşme niteliğinde yazışmalarımız oluyor.Bu fikir alışverişi ya da dertleşmeleri mimarihaber.net üzerinden de aynı durumda olanlara da faydalı olabilmesi adına paylaşıyoruz.

Benzer konular üzerine tartışmalar yapmak, fikirlerinizi bize iletmek veya mesleki problemlerinizi bu platformda tartışmaya açmak için mimarihabernet@gmail.com mail adresimizi kullanabilirsiniz.

Şimdi geçtiğimiz gün posta kutumuza gelen baya bir veryansın eden e-postayı sizlerle paylaşalım.Kendimizce kendi persfektifimizden yanıtlayacağız.Siz de katılmadığınız noktalarda veya desteklediğiniz yerlerde hemen aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirsiniz.

Gelen maili noktası virgülüne karışmadan (yalnızca başlıklar bize ait olup parçalama işlemini daha rahat okunabilmesi adına yaptık) paylaşıyoruz;

Mimarihaber.net sayfasından size soru soran bir arkadaşa yazdığınız cevap aracılığı ile size mail atmak istedim. Çünkü bende hayatımda eksik olan kısımları tamamlamak istiyorum. Ama bunu nasıl tamamlayacağım bilmiyorum. 
2002 Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Yapı Ressamlığı bölümünden mezunum. 2003 yılından itibaren çalışma hayatındayım. 3 kasım itibari ile işimden ayrıldım. 14 yıldır ara vermeden Mimarlık bürosu, uzay konstrüksiyon ve son 11 yılımı da Alüminyum Giydirme Cephe sektöründe harcadım. Bu işi çok sevdim. Fakat tükendim. Hala da bu işe devam etmek istiyorum.

İçimdeki çalışma isteği haksızlıklardan dolayı tamamen köreldi!

Bildiğim en iyi iş proje. Şuanda çalışmıyorum. İçimdeki çalışma isteği gördüğüm haksızlıklardan dolayı köreldi. Yine de Türkiye’ deki işsizlik korkusu ile  daha insanca çalışacağım bir firmaya iş başvurusunda bulundum. Bana da içeriden eski bir proje müdürüm referans oldu . Beni direkt direktörle görüştürdüler. Direktör cv mi yanımda inceledi. En son çalıştığım firma da 5,5 yıl çalışmıştım. Bu işi biliyorsunuz . İyi bir cvniz var dedi. Konuştuk ve ne kadar ücret istediğimi belirtti.Benim istediğim ücretin tam yarısını bana söyledi. 3000 tl kadarını. Biz mimarlarımıza bile bu kadar veriyoruz cevabını aldım. Ve bana bir teklifle döneceklerini söylediler ve döndüler . Cevapları benim cv de eksik olan kısım ingilizce idi. Bu sebeple sizinle çalışamayacağız diye döndüler. Yıllarca kendimi sağlığımdan olacak kadar çalışmama mı üzüleyim.
Mimar olamama mı üzüleyim. Cumartesi akşama kadar çalıştığım için ingilizce eğitimi alamama mı üzüleyim. Ne düşüneceğimi bilmiyorum.

Mimar veya mühendis değilsen seni yönetici yapmıyorlar!

 Ben 35 yaşında bir kızım. Çevremdeki arkadaşlarım mimarlık oku bu sorunlarla karşılaşmayacaksın. En azından kendi işini yaparsın diyorlar. Bizim sektörde petrol mühendisi veya kağıt teknolojisi okuyan bile çalışıyor. Ben kendime tekrar mimarlık okuyabilir misin diye sorduğumda cevap alamıyorum. Çünkü çok yorgun hissediyorum. Fakat gelecekten de korkuyorum. Çünkü mimar veya mühendis değilsen , seni bir yerde müdür veya yönetici yapmıyorlar. Köle gibi çalıştırmaktan başka.
Daha insanca çalışmak isteyince de yukarıda yazdığım sıkıntılara gebe kalıyorsun. 14 yıldır hiç mi geliştirmek için vaktin olmadı diye sorabilirsiniz belki. Aileme destek oldum, kendim için değil başkaları için daha çok mücadele ettim. Fakat artık bir şeyleri değiştirmek istiyorum ama buna hangisinden başlayacağımı bilmiyorum. Profesyonel bir gözden fikir almak istiyorum. Netten de yazınızı okuyunca yazmak istedim. 

Yeni gelen nesille başa çıkabilmek adına neler yapacağımı bilemiyorum!

Umarın mailimi okursunuz ve bana yardımcı olursunuz. 
İşsizlikten korkmak değil aslında korkum. Önümdeki 20 yılda  kullanılmadan ve gelen yeni nesille baş etmek için daha iyi bir çözüm nasıl bulabilirim bilmiyorum. Çünkü yeni gelenlerin lisansı , yüksek lisansı , doktorası , yabancı dili var. Benim şuanda iş deneyimim ve birkaç program bilgim var. Bunun da 35 yılını iş hayatına vermiş saygıdeğer direktörün karşısında bir şey ifade etmediğini gördüm. 
Ne yapmalıyım ? Cevap verirseniz beni çok mutlu edersiniz. 
Saygılarımla..

Konuyla ilgili editör değerlendirmesi;

Lisans eğitimi ülkemizde malesef ki etiketten ibaret.Mezun ve okul sayısı oldukça fazla.Çoğu uzmana göre yarıya inmesi gereken okul sayısı her geçen yıl aksine artmakta.Bu da verilen eğitimlerin kalitesini sorgulamaya neden olmakta.
Hal böyle olunca mimarlık mezunları fazla ve neredeyse hiç ara eleman yetişmiyor.Herkes kendi işinin patronu olmak sevdasıyla yeni güne uyanıyor ve yeni mezunlar hemen ofis açmak peşine düşüyor.Elbette açılacak ama belirli bir süre el işçiliği yapmak ve işin mutfağında pişmek hatta yer yer ezilmek insanı olgunlaştırır ve uzman yapar.
Çalışanı olmadığınız işin patronu olmayın diye halk arasında anonim bir söz dolaşıp durur.İnanılmaz haklı bir cümle..Deneyim yediğiniz kazıkların toplamıdır da bir başka paralelde söz olarak değerlendirilebilir.
Yaptığınız işi sevin veya sevdiğiniz işi yapın!
Her konuda aceleci olmak doğru olmaz.Acele etmek bazen elzemdir ancak çoğu kez insanı yanlışlara sürükler..Yaptınız işi hem sevmek hem de o işten tükenmek biraz çelişki sanki..Bu çelişki hak ettiğini alamamak manasındaysa mantık çerçevesi biraz var.Ancak düz anlam olarak bakıldığında bu çok inandırıcı değil doğrusu..İnsan sevdiği işi yapmaktan yorulmaz..
Yabancı dil önemli ama olmazsa olmaz değil!
Yabancı dil gerekli olan meslekler sıralansa , Türkiye’de çalışacak bir proje geliştirici (mimar, yapı ressamı vs. vs..) sanırım en son sırada yer alırdı.Bu noktada çok fazla kaybettiğiniz bişey yok.Sizi yabancı dil bilmediğiniz için işe almadığını düşündüğünüz firmalar bence biraz yanlış yapmış.Yabancı dile o kadar önem veriliyorsa tercuman çalıştırsınlar!
En iyi ücret bazen zamanı geldiğinde takdir edilmektir!
Şimdi kendimi Üstün Dökmen veya Doğan Cüceloğlu gibi insan psikiyatristi ilan etmeyeyim ama kendi deneyimlerinden gözlemlediklerim bunları söyletiyor bana..Katılmayanlarınız için aşağıda yorum kısmından küfür hariç yayımlayacağımı taahhüt ediyorum 🙂
Özet niteliğinde yazımızı toparlayacak olursak, yeniden 4 senelik hazırlığı da eklersek 5 senelik (tabi kazasız biterse 🙂 ) akademik yolculuğa çok fazla gerek olmadığını düşünüyorum.Piyasada mimar olmadan mimarım deyip işler alan çok fazla insan olduğu düşünüldüğünde söylediklerimin çok yanlış olmadığını anlayacaksınız.Son olarak hak ettiğiniz rakamları, itibarı ve çalışma ortamını ve en önemlisi saygıyı görmek için büyük firmalara, büyük şehirlere çalışmak için adımlar atın.Sizinle aynı işi yapan adı mimar olan veya yüksek mimar olan bir çalışandan daha değersiz olmadığınızı görebilecek bir işveren mutlaka olacaktır, vardır..
Hayat her şeyi kafaya takmak konusunda yeterli uzunlukta değil 🙂

Sizin için seçtiklerimiz

Bir Cevap Yazın